Zodyak’ın En Derin 4 Burcu

zodyak’in-en-derin-4-burcu

Çevrenizdeki kişilerin benzer durumlar karşısında dahi çok farklı tepkiler verdiğini fark ettiniz mi? Kimi bir sorunla karşılaştığında daha sakin kalabiliyorken kimi içinde bulunduğu durumu daha da zorlaştırabiliyor. Peki, ya bu farklılık kişilerin burçlarından kaynaklanıyor olabilir mi? Olaylara karşı farklı tutumlar sergileyen bazı burçlar bu yönleriyle diğerlerinden ayrışabiliyor. Eğer siz de zodyak’ın en derin dört burcundan biri olup olmadığını merak ediyorsanız okumaya devam edin!

Konu her ne olursa olsun, bazı insanların hayata bakış açısı daha farklıdır. Örneğin, birçok kişi içinde bulunduğu zor durumu daha da gerici bir hale getirebilir. Ancak, eğer bir Kova burcuysanız, muhtemelen diğer burçlara kıyasla olayları daha sağduyulu ve akışına bırakmış bir tavırla karşılarsınız. İşte astroloji bu gibi çıkarımlar yaparak kendinizi veya çevrenizdeki kişileri tanımak ve karakteristik özellikleri açıklamak için iyi bir yol gösterici oluyor. Bunun için Güneş burcuna bakarak çıkarımlarda bulunmak mümkün.

Güneş burcunuz dışa dönük kişiliğinizi ve başkalarının sizin hakkınızda fikir sahibi olduğu temel özelliklerinizi barındırır. Örneğin, Güneş burcunuz kardinal kategorisine (Koç, Yengeç, Terazi, Oğlak) giriyorsa, doğuştan bir liderlik arzusu ile ön plana çıkarsınız. Üstelik, zorluklar karşısında geri adım attığınız da pek söylenemez. Bu durum kardinal burçların; zodyak’ın başlatıcısı olmaları ve hırsı temsil etmeleri ile açıklanabilir.

Yine de birini tanımak için sadece Güneş burcunu bilmek yetmez. Bununla birlikte, diğer gezegenlerin yerleşimlerine bakmak daha net sonuçlar verir. Her bir gezegen bize karşımızdaki kişi hakkında çeşitli ipuçları verir. Örneğin Mars; harekete geçiş biçimimizi, dürtülerimizi, saldırganlığımızı ve tutkumuzu temsil eder. Bu nedenle Mars burcunuz ateş burcunda (Koç, Aslan, Yay) bulunuyorsa, muhtemelen oldukça enerjiksinizdir ve hedeflerinize ulaşmanın önünde durabilecek her türlü engeli aşmaya hazırsınızdır.

Gezegenlerin konumu; kişinin tutumu, yaşam biçimi, karakteri ve daha birçok şey hakkında bilgi verir. Her burç farklı özelliği ile öne çıksa da astrolog Imani Quinn’e göre bu dört burç içinde bulundukları durumları diğerlerine göre daha yoğun yaşıyor.

Koç Burcu (21 Mart – 19 Nisan)

Tutkulu bir kardinal ateş burcu olan Koç’un doğasında her türlü zorluğun üstesinden gelmek vardır. Öncü koçun rekabetçi bir zihniyeti bulunur, üstelik geri adım atmayacak kadar da öz güvenlidirler. Quinn’e göre “Koç burçları ateşli, risk alan ve gözü pek kişilerdir. Dönüştürecek çok fazla ateşleri olduğu için agresif olabilirler. Bu da enerjisini karşılayamayan biri için yoğun ve zor olabilir. Çabuk sinirlenmeleri aşırı gibi görünebilir, ancak her zaman meydan okumaya yükselir ve mücadele uğruna her şeylerini verirler.”

Koç burcunun gezegensel yöneticisi de onları güçlü kılar. Koç burcu; hareketi, değişimi, gücü ve iradeyi temsil eden Mars tarafından yönetilir. Bu yönleri ile diğer birçok burçtan ayrışırlar.

İkizler Burcu (21 Mayıs – 20 Haziran)

Hava burçları genellikle rahat olmalarıyla bilinse de, İkizler burcu özellikle yapabilecekleri söz konusu olduğunda çok serttir. Ayrıca çok yönlü olmaları ile adından sıkça söz ettiren bu burç, bu durumu doymak bilmez meraklarına borçludur. İkizler burcunu oldukça yoğun bir burç olarak tanımlayan Quinn, “İkizlerden ne bekleyeceğinizi asla bilemezsiniz” diyor.

İkizler cevap bulma arayışlarında takıntılı olabilir ve düşünceleri arasında kaybolduklarında yıpratıcı olabilirler. Üstelik siz İkizler’in ne düşündüğünü anlamaya çalıştığınızda ise daha fazla merak, çok daha fazla soru ve çok daha az netlikle ayrılırsınız. Oldukça derin bir burç olarak tanımlanan İkizler, her ne kadar kafa karıştırıcı olarak görünse de birçok dehanın da bu burca sahip olduğunu söylemeden geçmemek gerek.

Akrep Burcu (23 Ekim – 21 Kasım)


“Ya hep ya hiç!” zihniyetine sahip bir Akrep burcunun hiçbir zaman kaygılı olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Bu güçlü su burcu olaylara yüzeysel yaklaşmaz, kendilerini ve başkalarını bir düzeyde anlamaya çalışır. Buna ek, Quinn’e göre, Akrepler doğru olmadığını düşündükleri bir konu hakkında uzun uzadıya konuşmayı sevmezler. Bu durum onların çok güçlü sezgilere sahip olmalarından kaynaklanır.

Akrepler sadece korkular, yasaklar, cinsellik gibi derin temalarla ilişkili olan Plüton tarafından yönetilmekle kalmaz, aynı zamanda sekizinci ev tarafından da yönetilirler. Sekizinci evin de en çok ölüm, dönüşüm ve yeniden doğuşla konularıyla ilişkili olduğu düşünüldüğünde açığa çıkan bu yoğun enerjiyi daha rahat anlamlandırmak mümkün.

Oğlak Burcu (22 Aralık – 19 Ocak)

Oğlak burçları hiçbir konuda oyalanmazlar. Sert kardinal toprak burcu, başarılarla dolu bir yaşam için son derece kararlıdır. Bu, kendileri için olumlu bir yön olsa dahi bu durumu başkalarından da aynı düzeyde beklemeleri kimi zaman ilişkilerde yıpratıcı olabilir. Quinn de bu durumu “Oğlaklar çok çalışkan burçlardır, gayretli ve uzun vadeli odaklıdırlar.” şeklinde açıklıyor. Üstelik Satürn tarafından yönetilen bu burcun, kendilerine izin günü vermeksizin ulaşabilecekleri en iyi versiyonları üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüklerini de söylemek mümkün.

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir