Perakende Sektöründe Güvenlik Yeniden Inşa Ediliyor

perakende-sektorunde-guvenlik-yeniden-insa-ediliyor

Pazar araştırma şirketi Nielsen tarafından yapılan bir çalışmaya göre, her beş tüketiciden ikisi çevrimiçi alışveriş faaliyetlerini artırıyor ve pandemi sonrasında da bu seviyelerin korunması bekleniyor. Fakat e-ticaretin kullanımının artışındaki hız, perakende sektöründeki işletmeler için yeni zorlukları da beraberinde getiriyor.

Bu zorluklardan biri, artan kişiselleştirme talebidir. Yeni bir anket çalışmasında tüketicilerin yüzde 63’ünün, markalarla etkileşime girdiklerinde hizmet standardı olarak kişiselleştirilmiş bir deneyim beklediği görülüyor. Bu nedenle kişiselleştirme, perakendecilerin görmezden gelemeyeceği tüketici deneyiminin kritik bir parçası haline geliyor. Daha fazla işlem çevrimiçi olarak yapıldıkça da siber risk artıyor ve perakende sektörünün ‘güvenlik’ unsurunu hem yasal düzenlemeler hem de şirket itibarı gibi faktörler nedeniyle göz ardı etmemesi gerekiyor. Bir Accenture raporu, siber suçların işletmelere maliyetinin son beş yılda yüzde 72 arttığını söyleyerek konunun ciddiyetini gösteriyor. Burada, müşteri bilgilerinin korunmasının kısa vadeli bir maliyet olarak değil, marka itibarına yapılan stratejik bir yatırım olarak görülmesi öneriliyor. Ancak perakendeciler kişiselleştirilmiş deneyimi yüksek güvenlikli hale nasıl getirebilir?

Müşteri deneyimi: Dijital dönüşümün temel taşı

Kişiselleştirilmiş ve ilgili dijital etkileşimler oluşturmak için kurumlar, Tüketici Kimlik ve Erişim Yönetimi’nden (CIAM) yararlanıyor. CIAM, işlevselliklerinin merkezine ‘kullanıcı dostluğunu’ koyduğu ve kullanıcı tabanının daha iyi anlaşılmasını sağladığı için günümüzde özellikle tercih ediliyor. CIAM aracılığıyla yakalanan veri zenginliği, daha yüksek süreç verimliliği yaratmak için de kullanılıyor. Örneğin, perakendeciler siparişlerdeki artışları tahmin etmek için erişim istatistiklerinden yararlanarak envanter, iadeler, depolama ve sevkiyat yönetimi için bu bilgilerden faydalanıyor. 

Güvenlik ve gizlilik yoluyla ‘güven’

Kişiselleştirmenin ötesine geçen CIAM, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile kullanıldığında, müşteri yolculuğunun her adımında verilerin korunmasını sağlamaya yardımcı oluyor. Kullanıcının kimliğini doğrulamak için çözümün bir parçası olan gelişmiş makine öğrenimi ve biyometri gibi teknolojiler, bilgilere yetkisiz erişimi engelleyerek adresler ve kredi kartı bilgileri gibi hassas verilerin sıkı bir şekilde korunmasını sağlıyor. CIAM ayrıca sürekli izlemeyi sağlamak için davranış tabanlı analitiği kullanarak kimlik doğrulama sürecini de yeniden tasarlıyor. Bu tür çözümler, devam eden oturumlarda tuş vuruş modellerini, oturum konumunu ve zamanlamasını analiz ederek, anormal davranış kalıplarını doğru bir şekilde işaretliyor ve ortadaki adam (MITM) saldırılarını önlüyor.

Diğer taraftan, üçüncü taraf erişimi yalnızca gerekli özelliklerle sınırlıdır ve müşteriler, verilerinin nasıl kullanıldığı ve paylaşıldığı üzerinde tam kontrole sahiptir. Bu uçtan uca veri güvenliği, işletmelerde verileri koruma konusunda daha fazla tüketici güveni oluşturarak daha yüksek saklama oranları sağlıyor. Aynı zamanda müşteriler, bilgilerinin pazarlama amaçları için nasıl kullanılacağını da seçebiliyor.

Perakende için uçtan uca güvenlik programı

Perakendecilerin pazar taleplerini karşılamak için çevrimiçi uygulamaları hızla geliştirmesi gerekiyor ancak müşteriler çevrimiçi alışveriş yaparken gizlilik tehditleri nedeniyle daha ihtiyatlı bir davranış sergiliyor. Uzmanlar tam da bu noktada, yeni yıla sayılı günler kala müşteriler için sorunsuz bir süreç sürdürürken, yetkisiz veya şüpheli erişimi azaltacak uçtan uca bir güvenlik programı geliştirmenin iş açısından kritik olduğunu belirtiyor. Sadık müşterilerini elinde tutmak ve yenilerini çekmek istiyorlarsa, perakendecilerin savunma profilleri oluşturmalarını öneriyorlar.

Güvenli Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü’nde (S-SDLC) güvenlik oluşturarak, ‘düşmanları’ anlayarak ve ardından doğru kontroller ve kapılar tasarlayarak güvenlik risklerini en aza indirmenin mümkün olduğunu ekleyen güvenlik uzmanları, perakende ve e-ticaret kuruluşlarının acil ve uzun vadeli ihtiyaçlarını karşılayan ölçülebilir ve ölçeklenebilir bir ‘Yazılım Güvenliği’ girişiminin hayata geçirilmesini tavsiye de ediyor:

Uygulama güvenliği: Uygulama geliştirirken geliştirme, test ve tedarik yaşam döngüsünün her adımında kalite ve güvenlik sağlanmalı.

Mobil uygulama güvenliği: Mobil uygulamalardaki kötü amaçlı veya riskli eylemleri keşfetmek, işletmeyi ve müşterileri saldırılara karşı güvende tutmak için iOS ve Android uygulamalarının ve arka uç bileşenlerinin güvenliği değerlendirilmeli.

Satıcı analizi: Üçüncü tarafların ağa erişmesine izin veren kurumlar, bunun uyumluluk gereksinimlerini karşıladığından ve müşteri verilerinin korunduğundan emin olmalı.

Uzmanlar, tüm tedarik zinciri aynı güvenlik protokolleri ve uygulamaları ile uyumlu hale getirildiğinde, riskin ve güvenli yazılım için gereken süre ile kaynakların azalacağını söylüyor.

Mükemmel dengeyi yakalamak

Tüketicilerin alışveriş yapma şeklinin değiştiğine şüphe yok. Perakendecilerin bu değişikliklerin farkında olmaları ve özellikle bu belirsiz zamanlarda tüketicilerinin ne istediğini tam olarak anlamları gerekiyor. CIAM, müşteri memnuniyetini ve dolayısıyla satışları artırarak, güvenli bir dijital deneyim sunarken hem işletmeler hem de tüketiciler için bir kazan-kazan sağlayabilir. Güvenli bir temel üzerine inşa edilmiş kişiselleştirilmiş bir deneyim, perakendecilerin alaka düzeyi, gizlilik, güvenlik ve kullanılabilirlik arasında mükemmel bir denge kurmasına yardımcı olacaktır.

Kaç Defa Okundu: 16

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir