Günümüzün Dijital Dönüşüm Yolculuğu Tıpkı Alice’in Serüveni Gibi! 

gunumuzun-dijital-donusum-yolculugu-tipki-alice’in-seruveni-gibi! 

İçinde bulunduğumuz dönemdeki dijital dönüşüm yolculuğunu Alice’in hikayesi ile özdeşleştiren Anadolu Efes CIO’su Murat Özkan, Anadolu Efes’in dönüşüm yolculuğunu ise şu motto ile ifade ediyor: “Gerçeklerden kopmayarak ama hayallerimizi de bir o kadar özgür kılarak, hedeflerimizi gerçekleştirmek için çok çalışmak.”

Lisans eğitimini 1988-1993 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde tamamlayan Anadolu Efes CIO’su Murat Özkan, sonrasında 1993 yılında Arçelik’te Sistem Analisti olarak kariyer hayatına başladı. 1997 yılında Philip Morris Türkiye’ye transfer olup çeşitli görevlerde bulunduktan sonra da 2006 yılında Teknoloji Müdürlüğü görevine atandı. Murat Özkan, 2007 yılında Philip Morris International bünyesinde gerçekleşen uluslararası ERP/SAP projesini yönetmek için İsviçre’ye gitti ve bir yıl sonra aynı projenin Türkiye ayağına liderlik etmek üzere geri döndü. Akabinde sırasıyla, Satış ve Pazarlama Sistemleri Yöneticiliği ve Global Teknoloji Servisleri (EEMA) yöneticiliği yapan Özkan, 2014 sonunda Yıldız Holding’e geçiş yaparak 5 yıl süresince MENA & CA & Türkiye’de global lider olarak görev aldı. Evli ve 2 kız çocuk babası olan Murat Özkan, 1 Nisan 2019’dan beri Anadolu Efes’te CIO olarak profesyonel hayatına devam ediyor.

1990’larda başladığı dijital dönüşümüne hız kesmeden devam eden Anadolu Efes’in ses getiren DEX projesinden günümüz ihtiyaçları kapsamında değişen IT yapısı ve sürdürülebilirliğe ilişkin birçok sorumuzu Anadolu Efes CIO’su Murat Özkan’a yönelttik. Özkan ile sohbetimize Dijital Mükemmellik Yolculuğu’nu konuşarak başladık…

Murat Bey, Dijital Mükemmellik Yolculuğu’nu (DEX) nasıl özetlersiniz? DEX’in Anadolu Efes’in iş yapış şekillerine etkileri neler oldu? Bu yolculuğun varış noktasında, Anadolu Efes hangi hedeflerini gerçekleştirmiş olacak?

Aslında analoji yapmak gerekirse, günümüzdeki dönüşüm hikayelerini Lewis Carroll’un yarattığı karakter Alice’in yolculuğuna benzetebiliriz. Bu yolculuktaki birçok metafor, içinden geçtiğimiz süreçte yaşadıklarımızı özetlemek için kullanılabilir. Örneğin “tavşan deliği”, hikayede bilinmezliği, öngörülemezliği ifade etmek ve beklenmedik olayların gerçekleştiği yer olarak resmedilir. Aynen günümüz teknoloji dünyası gibi… Bugün bu dünyanın bizlere sunduğu çok geniş ve derin yelpazedeki benzer duyguları, karmaşayı bizler de hissediyoruz. Yeniden hikayeye dönecek olursak, kahramanımız Alice, bu bilinmeyen ve öngörülmeyen evrende, kolaylıkla dikkati dağılabilen, verdiği kararlarda zaman zaman hatalar yapan bir kişilik olarak karşımıza çıkar. Her geçen gün daha da ağırlaşan rekabet şartları, hızla değişen teknolojiler vb. nedenlerden ötürü hangimiz ara ara Alice’in durumuna düşmüyor ki? Bir yerlere ulaşmak istiyoruz ama tam olarak nereye varacağımızı bilemediğimiz hissine kapılmıyor muyuz? İşte, bu ve benzeri birçok metafordan ötürü, aslında dönüşüm yolculuklarımız çoğu zaman Alice’in serüvenlerine benziyor. Bir motto ile dönüşüm yolculuğumuzu özetlemek gerekirse de; “Gerçeklerden kopmayarak ama hayallerimizi de bir o kadar özgür kılarak, hedeflerimizi gerçekleştirmek için çok çalışmak” şeklinde ifade edebilirim.

Anadolu Efes olarak yıllardır sektörde, ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) uygulamalarının hayata geçirilmesinde büyük roller aldık, bu konuda önderlik ettik. Geliştirdiğimiz çözüm ve uygulamalar ile sektörümüzde birçok şirkete örnek olduk. İçinde bulunduğumuz dönem teknolojik dönüşümü ve beraberinde getirdiği dijital bozulmayı (distruption) gerekli kılıyor. Bizim açımızdan değişmek; düşünsel bir paradigma değişikliği, süreçlerimizi dijitalleştirme ve mobile taşıma, veriyi karar alma süreçlerinde daha etkin ve anlamlı kılma demektir. Şunun çok iyi farkındayız; tüm paydaşlarımızla birlikte ortak değer yaratmalı ve birbirimizi geliştirerek dönüşüme hızlı adapte olmalıyız. Bu çeviklik ve dayanışma bizi sektörümüzde öncü konumumuzu bir adım öteye taşıyacak. Bu nedenle, yarattığımız (ve yaratacağımız) tüm deneyimleri iş fırsatlarına çevirecek bir ekosistem haline gelmemiz gerekiyor.

Özetle; değişen, dijitalleşen, mobil deneyimler sağlayan, paydaşları ile yarattığı deneyimi merkeze alan teknolojik bir şirket haline gelmemiz gerekiyor. DEX ile dijital Efes’i inşa etmeye başlıyoruz. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin dijital dönüşümüne de liderlik etme vizyonuyla da büyük bir değişim için atılan ilk adımdır.

“Veri merkezi ve akıllı bulut teknolojilerinin gücünden çokça faydalanıyoruz”

Teknoloji altyapısını daha kolay yönetmek için ihtiyaç duyulan BT altyapısı da değişime uğradı. Bir CIO olarak, bu değişimi değerlendiren Murat Özkan, Anadolu Efes’in bu yöndeki girişimlerini de paylaştı:

“BT altyapısında yaptığımız değişimleri üç başlık altında toplayabiliriz; ilk olarak DEX programının önemli bir parçası olan Logos projesiyle nispeten daha basit, çevik ve bütünleşmiş bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu amaçla, Network Sanallaştırma ve Segmentasyon Platformu (NSX), Veri Kaybı Önleme DLP (Data Loss Prevention), PAM Ayrıcalıklı Hesaplar Yönetimi (Priviliged Access Manager) vb. güvenlik ve altyapı yönetim çözümlerine ek olarak, servis yönetim ve kolaborasyon uygulamalarını etkin şekilde kullanmaya başladık. Kullanıcı deneyimlerini en üst düzeye taşıyabilmek ve muhtemel güvenlik ve erişim sorunlarının üstesinden gelebilmek adına Single SignOn Tekil kimlik doğrulama (SSO), güvenli dosya paylaşımı, olay yönetimi, veri tabanı erişim takibi vb. çözümleri devreye aldık. Son olarak, BlueRed ismini verdiğimiz inisiyatifiyle, akıllı bulut ve açık kaynak kod teknolojilerini, uygulama entegrasyonu, API yönetimi, iş süreç geliştirmesi, robotik süreç otomasyonu ve mobil chatbot alanlarında aktif olarak kullanmaya başladık.

Tüm bu çalışmalarla gerek veri merkezi gerekse de akıllı bulut teknolojilerinden maliyet avantajı sağlayabilmek için azami faydalanmaktayız.”

“2030 hedeflerimizdeki üç ana alandan birisi; çevre” 

Sürdürülebilir işletme yaklaşımı hem dünyada hem de ülkemizde giderek daha fazla şirket tarafından benimseniyor. Anadolu Efes de bu şirketlerden birisi. Tüm tesisleri Sıfır Atık belgelerine sahip olan Anadolu Efes’in sürdürülebilirlik yönünü Murat Özkan şöyle anlattı:

“Global Enabling Sustainability Initiative (GeSI)’e göre 2030 yılına kadar dijital dönüşüm, karbon emisyonlarının ve kaynak kullanımının azaltılmasından ek gelirler, maliyet tasarrufları yaratılmasına, toplumsal faydanın yaygınlaştırılmasına uzanan üç ana boyutta önemli bir çarpan etkisi yaratacak. Şirketler merceğinde konuyu ele alırsak; şirketlerin dijital dönüşüm yol haritalarının her boyutuna sürdürülebilirlik stratejilerini entegre etmesi gerekiyor. Dijital dönüşümün bize sunduğu en önemli imkan; veri paylaşımı ve izleme platformları hem çevresel hem de sosyal etkilerin takip edilmesi ve varsa negatif etkinin büyümeden müdahale edilmesine imkan yaratabilmesi. Dünya Ekonomik Forumu’nun sayfasında okuduğum bir makalede yapay zeka teknolojilerinin, gıda atıklarının değerlendirilmesi ve döngüsel ekonomiye kazandırılmasıyla 2030 yılına kadar 127 milyar dolarlık ek bir değer yaratabileceği söyleniyordu. Okuduğum bir başka makale ise dijital dönüşüm ve sürdürülebilir dönüşümü birbirine bağlayan şirketlerin, yarının en güçlü performans gösteren işletmeleri arasında olma olasılığının diğerlerine göre 2,5 kat daha fazla olduğunu söylüyor. 

Anadolu Efes olarak biz de dijital dönüşüm yolculuğumuz ile sürdürülebilir değerler yaratıyor ve iş modelimizi sürdürülebilirlik ekseninde geliştiriyoruz. Şirketimiz bu alandaki performansını 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla şeffaf bir biçimde paylaşıyor. 2030 hedeflerimiz çerçevesinde odaklandığımız üç ana alandan birisi ‘çevre’. Enerji verimliliğinin artırılmasını destekleyen, uzun soluklu etkisi yüksek dijital dönüşümlerden rut optimizasyonu ile çevresel ayak izimizin azaltılmasına kadar sürdürdüğümüz pek çok çalışmayı hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz.”

“Dönüşüm çalışmalarımızı Türkiye’den sonra, yurt dışı Anadolu Efes yerleşkelerinde de yaygınlaştıracağız”

Pandeminin başlangıcından bu yana, müşteri beklentilerindeki değişim hızlı bir şekilde dönüştü. Değişen müşteri beklentilerine daha iyi yanıt vermek ve hazırlıklı olmak için Anadolu Efes olarak uzun dönem planlarından bahseden Murat Özkan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bugüne kadar ‘The Core’ ismini verdiğimiz inisiyatif ile ERP dönüşümümüzü tamamladık ve temel, çekirdek çözüm ve süreçlerimizin uyarlamasını yaparak yeni nesil ERP platformumuza taşıdık. Ayrıca ‘White Rabbit’ projemizle robotik süreç otomasyonunu kullanarak insan kaynaklarından finansa kadar geniş bir yelpaze de süreçlerimizi yazılım robotlarına devrettik ve çalışanlarımızın günlük eforlarını daha katma değerli işlere yönlendirmesini sağladık. Tüm bunlara ek olarak, büyük veriyi yapay zeka ve makine öğrenmesi ile anlamlandırdık ve çalışmalarımız bu alanda hızla devam ediyor.

‘Keymaker’ programı altında yapmakta olduğumuz çalışmalarla satış ve pazarlama süreç ve uygulamalarımızı tekrar elden geçirerek, güncel ve kabul görmüş teknolojileri şirketimize kazandırmayı hedefliyoruz. Yakın zamandan paydaşlarımızla, gerek saha yönetiminde gerekse de envanter takibinde yeni nesil ekran ve cihazlar ile daha etkin şekilde çalışmaya başlayacağız. Mobil chatbot kabiliyetlerini bütün paydaşlarımızın hizmetine çok kısa bir süre içinde sunacağız. Tüm bu çalışmaları Türkiye’de hayata geçirdikten hemen sonra Moldova, Kazakistan, Gürcistan gibi yurt dışı Anadolu Efes yerleşkelerinde de yaygınlaştıracağız.”

“Turkcell’in MDM çözümü ile güvenlik, kullanıcı yetkilendirme ve takibinde ciddi kazanımlar sağladık”

Şunu tekrar ifade etmek isterim ki, Anadolu Efes’in dijital mükemmellik yolculuğunda, önemli stratejik iş ortaklarından biri Turkcell’dir. Turkcell’in uzun yıllara dayanan katma değerli hizmetleriyle, tüm paydaşlarımızın ihtiyaçlarını zamanlı ve kaliteden ödün vermeden karşılayabilmekteyiz.

Bugün en kritik süreçlerimizi işlettiğimiz satış ve saha operasyon alanlarında Turkcell mobil cihaz yönetimi (MDM) çözümüyle, bizlere gerek güvenlik gerekse de kullanıcı yetkilendirme ve takibi konularında ciddi kazanımlar sağlamaktadır. Ayrıca iş analitiği katmanında da geleceği inşa eden önemli oyunculardan birisi de Turkcell’dir. Bu alanda Turkcell ile yakın zamanda yeni başarılara imza atacağımıza sonsuz inancım var. 2022’de bu iş birliğini daha da artırmak ve mevcut operasyonumuzu diğer ülkelerde de genişletmek, önemli stratejik hedeflerimiz arasında.

Kaç Defa Okundu: 19

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir