Av. Neylan Yılmaz:“İyi Olmak Kolaydır, Zor Olan Adil Olmaktır”

av.-neylan-yilmaz:“iyi-olmak-kolaydir,-zor-olan-adil-olmaktir”

Mesleğinde otuzuncu yılını tamamlamış olan ve uzman kadrosuyla ilkeleri doğrultusunda hareket eden Bilgin Hukuk Bürosu kurucusu Av. Neylan Yılmaz, boşanma hukukuna ışık tutarak bu davalar hakkında merak edilenleri yanıtlıyor…

Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz? Uzmanlık alanlarınız neler?

1990 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. 1991 yılında stajımı tamamlayarak avukatlık mesleğine başladım. Kurucusu olduğum Bilgin Hukuk Bürosu nezdinde yürüttüğüm serbest avukatlık faaliyeti kapsamında, meslekte otuzuncu yılımı tamamlamış olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Bugüne kadar takip ettiğim sayısız davadan bana kalan, insan biriktirmenin huzuru ve insanların hayatlarına dokunmaktan aldığım tarifsiz mutluluğu, tüm çalışma arkadaşlarımla paylaşabilme ayrıcalığıdır. Aynı zamanda avukatlık mesleğinin hak, adalet ve eşitliği temsil eden kutsal bir meslek olduğu bilinciyle, Victor Hugo’nun “İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.” sözünün önemini özellikle vurgulamak istiyorum.

Bilgin Hukuk Bürosu, Ankara’da faaliyet gösteren ve uzun yıllara dayanan bilgi ve tecrübenin,  küresel hayatın artan hızına ve değişimlerine ayak uydurabilecek şekildeki dinamizm ile bütünleştiği, kişi ve kurumlara her alanda yüksek kalitede, hızlı, güvenilir ve şeffaf hukuki danışmanlık hizmeti vermeye dayalı ilkeler ışığında faaliyetini sürdüren bir hukuk bürosudur.  

Hukuk büromuz bu anlayışı ilke edinmiş avukat ve uzman kadrosu ile mesleki ve etik kurallar çerçevesinde, öncelikle koruyucu hukuk hizmeti sunmak suretiyle, müvekkillerimizin yaşaması muhtemel her türlü hukuksal sorunlarını, daha sorun oluşmadan müdahalede bulunarak önlemeyi, var olan sorunlarını ise minimum riskle engelleyerek en kısa zamanda çözüme kavuşturmayı kendisine misyon edinmiştir. 

Boşanma hukuku kapsamında hangi hizmetleri vermektesiniz?

Toplumun en önemli parçası olan aileyi korumaya, eş ve çocuklar ile diğer aile üyelerinin hukuki hak ve sorumluluklarını belirlemeye yönelik yasal düzenlemeleri içeren aile hukuku, Türk Medeni Kanunu’nun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Hukuk büromuzda, özellikle çekişmeli boşanma davaları, mal paylaşımı, velayet ve kişisel ilişki tahsisi davaları ile nafaka ve nafakanın uyarlanması davaları takip edilmekte ve ayrıca anlaşmalı boşanmalarda protokol hazırlanması, evlilik öncesi sözleşmelerin düzenlenmesi hususunda ve mal rejimine ilişkin sözleşmelerde de danışmanlık hizmeti verilmektedir.  

Boşanma davası nasıl açılır? Başarıyla sonuçlanması için neler gereklidir?

Boşanma davaları; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davası olarak iki ayrı şekilde açılabilir. Anlaşmalı boşanma davası Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesinde düzenlenmiştir. Bu dava türü, eşler arasındaki evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin, boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda tam bir anlaşmaya varmış olması, eşlerin,  bu anlaşmayı birlikte duruşmada hazır bulunarak tekrar etmesi, eşler arasındaki bu anlaşmanın hakim tarafından uygun bulunması, koşullarının tamamının bir arada bulunmasını gerektirmektedir. Bu halde çok kısa bir sürede boşanma gerçekleşir.

Çekişmeli boşanma davaları ise taraflar arasında boşanmaya esas teşkil eden hususların, çekişmeli olduğu boşanma davalarıdır. Çekişmeli boşanma davası, Medeni Kanun m.161-m.166 arasında düzenlenen genel ve özel boşanma sebeplerine dayanılarak açılabilir. Genel boşanma nedenleri, evlilik birliğini temelinden sarsan her türlü olay olarak tanımlanabilir. Özel boşanma sebepleri Medeni Kanun’da sınırlı sayıda belirlenmiştir. Özel boşanma sebeplerine dayalı çekişmeli boşanma davası açan eş, sadece özel boşanma sebebini ispatlamakla yükümlüdür. Karşı tarafın, kusurlu olduğunu ispat yükümlülüğü yoktur. Özel nedenler, zina,  hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı olarak belirlenmiştir. Genel nedenlere dayalı çekişmeli boşanma davası açan davacı, davalı taraftan daha fazla kusurlu ise boşanma davası reddedilir. Az kusurlu eş, boşanmaya karşı çıkarsa boşanma kararı verilemez. 

Boşanma davaları neden uzun sürüyor? Süreci kısaltmanın bir yolu var mı? 

Ne yazık ki dilekçeler teatisinin tamamlanması, delillerin toplanması ve dosyanın karar aşamasına gelmesi uzun zaman almaktadır. Özellikle mahkemelerin iş yoğunluğu nedeniyle, duruşmaları uzun aralıklarla gerçekleştirmeleri ve bir dosyada neredeyse yılda ancak üç ila dört kez duruşma yapılabilmesi bu konudaki önemli etkenlerdendir. Bu aşamada, dosyanın doğru takibi ve delillerin ivedilikle dosyaya kazandırılması yönünden bizlere de önemli görevler düşmektedir.

Boşanma davası boyunca tarafların hakları nelerdir?

Boşanma kararı alan müvekkillerimizin hemen hepsinde geleceğe yönelik kaygılar yaşanmaktadır ancak, söz konusu müvekkiller kadın olunca durum daha da kırılgan bir hale gelmektedir. Ülkemizin sosyal, kültürel ve ekonomik durumu nazara alındığında kadın eş, boşanma öncesinde haklı olarak kendisi ve çocuğu için de bir gelecek endişesi taşımaktadır. Boşanma davalarında, tarafların haklarını korumak ve yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek, bu konudaki yasal düzenlemelerle sağlanmaktadır. Özellikle boşanma öncesi ve yargılama aşamasında alınacak bir kısım tedbirler olduğu gibi boşanma kararı ile birlikte haklı olan tarafın önemli kazanımları da olmaktadır. Yasal olarak boşanma kararı alındığı andan itibaren, tarafların, ancak özellikle kadınların ayrı yaşama, 6284 Sayılı yasadan kaynaklanan koruyucu tedbirlerin uygulanmasını talep etme, velayet, müşterek konutun kendisine özgülenmesini talep etme hakları olduğu gibi kadın ve çocuk için tedbir ve iştirak nafakası, ziynet eşyası, maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminden kaynaklanan alacak hakları bulunmaktadır.

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir