8 Sihirli Kelime!

8-sihirli-kelime!

anne & bebek

Sadece birkaç kelime sizin ve tüm ailenizin hayatını daha kolay hale getirebilir. Nasıl mı? Detaylar yazımızda…

Sizce de şu mucivezi olmaz mıydı? İlk andan itibaren çocuğunuzun sizinle konuşabilmesi… Size sorular sorması ya da cevaplar vermesi… Satış ve pazarlama uzmanları, reklamcılar etkili sözcükleri çok iyi bilir ve kullanılırlar malum. Sözcükleri bizlere öyle etkili sunarlar ki bizi yönlendirebilirler. Biz de çocuğumuz üzerinde sözcükleri etkili bir biçimde kullansak hiç de fena olmazdı değil mi?

Şimdi size bu birkaç sayfada, ailenizin yaşamını çok daha kolay hale getirecek ‘sihirli’ sözcükleri açıklayacağız! Bu sözcükleri çocuklarınıza söylediğinizde ne kadar etkili olduklarını göreceksiniz…

Kendi kendinize bu 8 sözcüğü cümle içinde kullanmak için pratik etmenizi rica ediyoruz öncelikle. Bir süre sonra zaten bu kelimeleri kullanmayı alışkanlık haline getirmiş olacaksınız. Sık sık bunları kullanın, bir süre sonra zaten kendiliğinden, doğal olarak bu 8 sözcüğü hayatınıza daha sık aldığınızı göreceksiniz. Hatta öyle ki bir süre sonra hemen hemen her cümlenizde bu 8’liden biri mutlaka olacak. İşte 8 kelimemiz…

YAPTIĞIN/ETTİĞİN ZAMAN

Bu kalıp, bir şeyi gerçekleştirdikten sonra yeni bir eylem yapacağınızı gösteriyor. Örneğin: “Paltonu giydiğin zaman parka gidebiliriz.” “Bezini değiştirdiğim zaman masal okuyabiliriz.” Burada bebeğinize bezini değiştireceğinizi önceden haber vermiş oluyorsunuz. Böylece onu asıl gerçekleştirmeyi planladığınız eyleme yaklaştırmış oluyorsunuz. Bu, aynı zamanda çocuğunuzu ve sizi olaylara hazırlamış olur. “Pantolonunu kendin giymeyi öğrendiğin zaman sana birkaç yeni pantolon daha alabiliriz.” Burada kıyafetlerini kendi giymesi gerektiğini öğrenir. “Uyursan tatlı rüyalar görürsün…” Burada da artık uyuması gerektiğini anlayacaktır.

EVET

Çocuğunuza “Hayır” sözcüğünden daha çok “Evet” sözcüğünü kullanmanızı öneririz. Daha olumlu bir yaklaşım olur. Mesela ‘Evet hafta sonu’ ilan edin arada sırada. Bu tabii ki çocuğunuzun her dediğine evet diyeceğiniz anlamına gelmez. Örneğin size “Anne şimdi parka gidebilir miyiz?” diye sorduğunda ona direkt “Hayır” diye cevap vermektense “Evet parka gideceğiz, ama yemeğimizi yedikten sonra gidebiliriz tatlım…” şeklinde yanıt verebilirsiniz. Çocuğunuz “Ben şimdi dondurma yemek istiyorum” dediğinde yine aynı şekilde ona direkt “Hayır” şeklinde cevap vermek yerine; “Evet, dondurmayı çok sevdiğini biliyorum, ben de çok seviyorum biliyorsun. Çayımızı içtikten sonra evimize gideceğiz ve o zaman dondurmamızı afiyetle yiyeceğiz” diyebilirsiniz. Çocuğunuz “Ben eve gitmek istemiyorum. Burada kalabilir miyiz?” diye sorduğunda hemen “Hayır” demeyin. “Her şey bizim elimizde değil. Sevdiğin bir yerden ayrılmanın zor olduğunu biliyorum yavrum…” Peki hayır sözcüğünü hiç mi kullanmayacaksınız? Tabii ki kullanacaksınız ama gerçekten gerekli durumlarda. “Hayır, sen Süpermen gibi pencereden aşağıya atlayamazsın, çünkü sen uçamazsın” gibi…

VE

Sahneyi hayal edin… Bir fikriniz var ve bunu ailenizle paylaşıyorsunuz. Bu, yemekte ne yapacağınız olabilir. Ama çocuğunuz o anda yemek değil de bisküvi yemek istediğini söyleyebilir: “Ben bisküvi istiyorum!” “Bisküvi istiyor olabilirsin tatlım ama şimdi yemek vakti,” demek yerine şunu söylemeyi deneyebilirsiniz: “Ah evet bisküvi istiyorsun veee yemek vakti! Yemekten sonra istediğin bir bisküviyi yiyebilirsin canım.” Diyelim ki çocuğunuz “Ben havuç yemek istemiyorum!” dedi, siz de “Biliyorum havuç yemek istemiyorsun ama bir parça yemelisin” şeklinde onun cümlesini tekrarlamayın. Onun yerine miniğinize şöyle diyebilirsiniz: “Haşlanmış havuç sevmediğini biliyorum veeee ben de havuçları bu sefer rendeledim canım kızım/oğlum.” İkinci cümle çok daha yapıcı olacaktır emin olun.

DİNLE

Bu kelime etkili bir kelime olmayabilir. Ancak ondan sonra gelecek cümleye dikkat çektiği için önemlidir: “Dinle, arabamızdan şimdi inmek zorundayız, gitme vakti.”

HADİ

Biz bir şeyi dinlerken ya da konuşurken beynimiz bir yandan onları hayal etmeye başlar. Beynimizde otomatik olarak canlanırlar aslında biz bunu her zaman fark etmeyiz. Ama onlar kafamızın içindedirler. Örneğin “Portakal” dendiğinde ağzınız sulanır. Eğer size çikolatalı keki düşünmemenizi söylersek, anında kocaman bir çikolatalı keki gözünüzün önüne getirirsiniz. “Vazoya dokunma” dediğinizde bir dahaki sefere vazoya mutlaka dokunmak isteyecektir. “Dokunmak” ve “Vazo” kelimeleri çocuğunuzun zihninde canlanan kelimeler olacaktır. Çocuğunuzu vazoyla baş başa bırakacağınız zaman ona ne istemediğinizi söylemek yerine ne istediğinizi söyleyin. Burada sihirli sözcük “Hadi”dir. “Hadi, vazoyu yalnız bırakalım!” “Hadi buradan ne kadar hızlı uzaklaşabiliyoruz bir bakalım” gibi cümleler kurun. Olumsuz olmak yerine olumlu, yapıcı olmak sizce de her zaman daha çok işe yaramaz mı?

OLMAK

“Teşekkür etmeyi hatırladığın zaman çok daha iyi bir çocuk oluyorsun…” ya da “Ayakkabını kendin rafa koyduğun zaman çok daha iyi olduğunu sen de fark ettin mi kuzum?” gibi bir cümle kurabilirsiniz. “Hastanede çok daha cesur oluyorsun artık fark ettin mi kuşum?” Çocuğunuzun olmanızı istediğiniz halini ona söyleyin.

DUR

Çocuğunuzu yeni bir suruma adapte edebilmek için kullanacağınız bu sözcük çok işinize yarayacak inanın. “Artık dursak ve biraz da bezelye yesek ne dersin?” Çocuğunuzun durup nefes almasını, başka bir alternatif düşünmesini de sağlar. “Dur! Bu yaptığımız evleri yıkmak yerine biraz da kız kardeşini oyunumuza dahil edip onunla da evlerimizde oymaya ne dersin?”

ÇÜNKÜ

Çocuklara çok karışık, uzun cümleler kurmamak her zaman en iyisi. Basit, nedenini, nasılını, sonucunu açıklayabildiğiniz cümlelerle iletişime geçin miniğinizle.

Şimdi, gelin bir sahne kuralım: Markettesiniz ve kasa sırasındasınız. Biri gelse ve size, sizin sıranızı almak istediğini söylese ve direkt “Sizin yerinize şimdi ben ödeme yapabilir miyim?” diye sorsa ona ne dersiniz? Doğrudan ve net olarak “Hayır” cevabını verirdiniz değil mi? Peki, aynı kişi size şunu söylese: “Affedersiniz, sizin yerinize şimdi ben ödeme yapabilir miyim? Çünkü çocuğumu okuldan almam gerekiyor ve geç kaldım.” Tabii ki hiç düşünmeden hemen “Evet, tabii buyurun” derdiniz değil mi? İşte çocuğunuz da tıpkı sizin gibi. Ona da direkt sonucu söylemektense nedenini açıklamalısınız. Siz de çocuğunuza “Odanı topla” demek yerine “Odanı toplar mısın? Çünkü böylece oyun oynamak için daha çok yere sahip olacağız.” diyebilirsiniz. Ya da: “Pijamalarını giy canım çünkü böylece daha temiz ve rahat bir uyku uyumuş olursun” diyebilirsiniz.

BAZEN

Hayatta çok keskin olmak bizi ve dolayısıyla etrafımızdaki yorar. “Benim çocuğum asla sebze yemez” demeyin “Benim çocuğum bazen sebze yemeyebiliyor” diyebilirsiniz. Kesinlikle, asla, hiçbir zaman gibi keskin uçlu sözcükleri; çoğu zaman, bazen sözcüğüne çevirirseniz hayatın keskin yanlarını törpülemiş olursunuz. “Çocuğumu asla yemek yemeden uyutmam” demeyin. Bazen bu da olabilir, ne de olsa dünyanın sonu değil!.. Bir gece önce uykusuzluktan yemek yemeden uyuyup kalınca ertesi sabah kahvaltıda nasıl da oburca yediğini görünce çok mutlu olacağınıza eminiz.

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir